DOĞRUYDU..

 

 

 

Düşündükçe delirdiğini, hayal kurdukça yaşadığını hissediyordu. Öyle ya hayallerinde istediği gibi yaşayabiliyordu.

Bir bisiklet aldı altına. Sessiz, ılıman, yumuşak bir rüzgarla birlikte

gittiler.. gittiler.. gittiler…

bu gitmeler boşuna değildi. O kadar heyecanlıydı ki. Nasıl olmasın. Yolun sonunda Leylası bekliyordu.

Bir yerine beş çevirdi pedalları. Vardığında yanına her yer yeşil bir o beyazdı. Saf, duru, temiz beyaz…

Sonra birlikte çıktılar yola. Görmedikleri yer, dokunmadıkları çiçek, içmedikleri su kalmadı. Önce biraz çiçek topladılar.

Leyla papatyaları çok severdi. Bisikletlinin gözü hep papatya aradı bu yüzden. Dünyadaki tüm bahçelerin papatyalarını topladı bisikletli.

Her gittiği yerde papatyadan yatak yaptı Leylaya. Daha güzellerini hak ediyordu aslında. Devam ettiler yola… Bulutları gösterdi eliyle Leyla.

Oraya çıkmak istiyormuş gibi… Sonra bir kement aldı eline bisikletli ve gösterdiği buluta kement attı. Kendilerine doğru çekmeye başladı.

Çekti.. Çekti.. Çekti…

Leylanın ulaşabileceği yere kadar. Leyla zaten beyazdı, bulutta onun rengini aldı. İlerledikçe bir nehir gördüler berrak akan bir nehir.. durdular.

Leyla suda güzelliğini gördü. Bu ben miyim? diye sordu Leyla. Hayır dedi bisikletli bu yansıman daha güzelsin. Nehirde oynayayım ama ıslanmayayım dedi Leyla.

Tamam dedi bisikletli Leyla oynuyor bisikletli nefesiyle Leylayı kurutuyordu.

Gece olmasın gün bitmesin dedi bisikletli sonra. Ama burada sadece Leylanın dedikleri yerine gelebilirdi.

Bisikletlinin isteği olmadı. Der demez gün bitmeye gece olmaya başladı. Gece, çökmeye başladıkça beyazdan ayrılıyordu.

Beyaz Leylaydı ve gece demek kara demekti… derken uyandı.Hayaldi…. Şimdi bir yığın düşünce bisikletliyi bekliyordu.

Uyandı, serinlemek için elini yüzünü yıkadı bilgisayarının başına oturdu. Lakin yaşamıyordu. Derdi Fizandı, derdi derindi.

Derken yanına Ahmet Kaya geldi. Uçurtmam tel örgülere takıldı bisikletli dedi. Derdin bu muydu Ahmet abi dedim. Evet dedi.

Uçurtmamız bile yok bir tel örgümüz var birde dikenli yolumuz dedim. Sustu… Başını öne eğdi. Senide kendi derdimle üzdüm Ahmet abi dedim.

Güldü. Sonra, biz zaten “Sen” “Ben” diye diye bu hale geldik dedi.

Doğruydu…..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir