DENİZ

Denizin tam orta yerinde bir fanusta toplanmış bir kaç balık misaliydi hikayemiz.. diye başladı sözlerine.

Kadir gecesini geçirdiğini düşünmüş, bir sonra ki günün gecesine ermişti saat. Bir önceki günün vermiş olduğu yorgunlukla iftardan önce biraz uyumuş, bu yüzden sahuru uykusuz beklemişti. Bu süre boş geçsin istemedi.

Önce kafasında karakterlere can verdi sonra da hikayesine yön verdi.

Karakterlere can vermek kastı aslında onda çok derindi zira çok özlemişti..

Evet denizin tam ortasında bir fanusta toplanmış bir kaç balık misaliydik.. Sonra Al-i İmran 186 ile önce boran sonra fırtınaya kapıldık.

Fanus kırıldı, hepimiz denizin sularına karıştık..

Koskoca suların ortasında öylece kalakaldık..

Kimimiz yüzme biliyordu, sahile çıkmaya yeltendi,

Kimimiz bir müddet çırpındıktan sonra bir ağaç dalı bulup ona tutundu,

Kimimiz hala çırpınmakta..

Kimimiz diğerinin üstüne basıp, suyun üstünde kalmaya çalıştı,

Kimimiz farklı sahillerde yeni fanuslara girdi,

Kimimizde suların aliliğine kapıldı ab-ı hayat oldu gitti…

Hepsi büyük bir plan dahilindeydi. Bu yüzden..

Ne kalanlar gidenlerden gariban, ne dışarıdakiler içeridekilerden hürdü..

Ne isteyip de gidemeyenler nasipsiz, ne Ege sularında boğulanlar sahipsizdi..

Ne başlarına çuval geçirilerek kaçırılanlar himayesiz, ne canı gırtlağına gelenler sekinesizdi..

Ne mallarına el konulanlar kayıpta, ne hicret edenler rahtattaydı..

Ne hücredekinin hizmeti biterdi, ne gurbettekilerin hüznü..

Hepsi ama hepsi tekrar bir fanus için o koca denizin azgın sularından kurtulma çabasına girdi. Fanustan çıkan hiç bir büyük balık bu denizde küçük balığı yemezdi.

Herkes inancının gölgesinde şimdi bir kez daha buluşma derdinde. Evet denizin tam ortasında bir fanusta toplanmış bir kaç balıktık lakin buluşma gününü unutmayalım diye hafızalarımız Hafiz olana emanetti.

Hiç bir şey bitmedi daha güzelleri için sadece ertelendi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir